12 Temmuz 2019 22:22:50
''BU CENNET YURT KÖŞESİNDE MUTLUYUZ ATAM!''
16 Temmuz 1934; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Kızılcahamam'a geliş tarihidir. Bir okurumuzda bu tarihden esinlenerek bizimle bir paragraf paylaştı. Bizde okumanız dileğiyle sizlerle paylaşıyoruz;
BU CENNET YURT KÖŞESİNDE MUTLUYUZ ATAM!

 16 Temmuz 1934; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Kızılcahamam'a geliş tarihidir. Bir okurumuzda bu tarihden esinlenerek bizimle bir paragraf paylaştı. Bizde okumanız dileğiyle sizlerle paylaşıyoruz;

 ''Bu Cennet Yurt Köşesinde Mutluyuz Atam''

 ''Her 16 Temmuz’da Atatürk’ün Kızılcahamam’a gelişi ilçemizde coşkuyla kutlanır. Hatta ilçe olarak yaptığımız en iyi organizasyonlardan biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü anma törenlerini resmiyet kalıbına sokup, devlet erkanının sıkıcı konuşmalar yaptığı dinleyicilerin sıkıldığı programlar haline dönüştürünce samimiyet azalıyor muhtevası da bozuluyor. Fakat Kızılcahamam’da bunun aksine çeşitli etkinliklerle tekrar o günün yaşatıldığı görsel şölenlere şahit oluruz. 2013'te Sami Serttek'in Atatürk rolünde büyük kaplıcanın önünde seymenler tarafından karşılandığı tiyatro oyunu hala hafızalarda. İlçe halkı olarak o günü yaşamış gibi heyecana kapılmıştık. Akabinde dönemin belediye başkanı Coşkun Ünal'ın temsili olarak tıpkı 1934'teki gibi Atanın konakladığı yerin tapusunu vermesi ve Seymen grubunun yaptığı gösteriler gerçekten etkileyici ve ilgi çekiciydi. Özellikle Ankara basınında da haber olmuştu.

 Atatürk’ün Kızılcahamam’a gelmesi önemli bir olay fakat Gazi’nin Kızılcahamamlılara seslenişini önemi tek taraflı olmaktan çıkarıyor. Ne demek istediğimi Gazi’nin sözlerine kulak verdikten sonra irdeleyelim:

 ”Bu cennet yurt köşesinde mutlusunuz Kızılcahamamlılar”

 “Bu turistik beldede oteller yapılmalıydı. Kaplıca suyundan daha modern tarzda istifade edilebilirdi. Ormanların bakımı ve yenilerinin yetiştirilme gayretleri bu yerlere büyük imkânlar sağlardı.”

 Birincisi Kızılcahamam, Atatürk’ün gelmesiyle şereflendiği gibi Atatürk’te Kızılcahamam’ı beğenmiş ve doğasına hayran kalmış. Cennet yurt köşesi olarak tanımladığı ilçemize gelip burada konakladığı için kendisi de mutlu olmuş.

 İkincisi milli mücadelenin lideri Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk , bugün Termal Turizmin Başkenti dediğimiz ilçemize bu hedefi Cumhuriyetin 11. , Kızılcahamam’ın 19. Yaşında yani 1934 senesinde gösteriyor. Ve söyleyişinden anlaşıldığı üzere o zaman için bile geç kalındığına dikkat çekiyor. Şimdi ki Cumhuriyet Meydanının eski halinde Atatürk’ün çok sevdiğim bir sözü vardı:

 “Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.”

 Her zaman Atatürk’ü anmanın onu anlamaktan geçtiğine inanırım. Bu sözünde de bu Cumhuriyet için bu Vatan için onun gibi çalışmamız gerektiğini şahıslar gelip geçse de kurduğu Cumhuriyetin yaşayacağını ifade ediyor. Bizim payımıza düşene gelirsek bugün çok şükür turistik beldemizde oteller var. Kaplıca suyundan modern tarzda istifade ediliyor ve ormanlarımız muhafaza edilmeye çalışılıyor. Tabi 1934’ten bugüne gelirken daha çok şey yapılabilir miydi? Son 15-20 yıla kadar ön planda olmayan tanıtımı yapılmayan Kızılcahamam’ın tarihi ve turistik yerleri daha önce göz önüne çıkarılamaz mıydı? Mahkeme Ağacin Köyü – Alicin Manastırı – Abacı Peribacaları- Ağsar Kalesi – Pamukkale’ye rakip Acı Deresi Travertenleri – Balcılar Bazalt Sütunları ve böyle devam eden onlarca doğa harikası; keşke bunlar çok daha önce ilçe turizmine kazandırılmış olsaydı. Bu açıdan Jeopark projesi Çamlıdere-Kızılcahamam yöresi için tarihi bir proje; bu projeyi ilçemize kazandıranlara da yakın zamanda açılan Jeopark müzesinin yapılmasını sağlayanlara da teşekkür edilmeli. Fakat ne yapılsa yetmez ve yetmemeli.

 Kızılcahamam ve Kızılcahamamlı için bir sınır olmamalı. 85 yıl önce bir gece ilçemizde kalan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi bu cennet yurt köşesinde mutluyuz ve bu mutluluğun şükrünü var olan tabiatı koruyup geliştirerek ve hep daha iyi bir Kızılcahamam için çalışarak gerçekleştirmeliyiz.

 Son olarak şunu da eklemek isterim. Atatürk’ün kardeşi Makbule Hanımın Atanın ölümünden 4-5 yıl sonra bir güreş müsabakaları etkinliği vesilesiyle ilçemize gelmiş ve kürsüye davet edildiğinde Kızılcahamamlılara teşekkür ederek, çantasından vaktiyle Atatürk’e hediye edilmiş tapuyu çıkararak şu sözleri söylemiştir:

 -Bu tapu bizden ziyade size lâyıktır Kızılcahamam’lılar!

 Makbule Hanım noktayı koymuş. Kızılcahamam’a ait olan her şey Kızılcahamamlınındır.''

YORUMLA
YORUMLAR (0)